|
14 -18 Ekim 2002 tarihlerinde İstanbul'da Tebesir.com tarafından düzenlenen panelde ağırlıklı olarak Türk insanının internete yaklaşımı ve internetten beklentisi, genel olarak
dünya'da internete yaklaşım konuları tartışılmıştır. Yayın yönetmenimiz Altan Yıldız, panellere konuşmacı olarak katılmıştır. 
Panel Metni:
Yorumcu.com'u Ocak 1999'da kurduğumda Türkiye internet konusunda henüz emekleme aşamasındaydı. Aradaki 4 yılda içerik ve teknoloji anlamında önemli aşamalardan geçtik; istikrarlı
ve ciddi çalışmalarımız, ziyaretçilerimize verdiğimiz önem ve duyduğumuz saygı sayesinde bugün konumuzda lider bir portal konumundayız.
1946'da geliştirilen ilk bilgisayar, 1970’lerdeki mikro bilgisayarlar, Bill Gates ve Paul Allen’in Altair 8800’ü kullanarak ilk programlama dilini geliştirmesi, IBM’in Microsoft 16
bit işletim sistemi MS-DOS 1.0 kullanan ilk kişisel bilgisayarı tanıtması, Windows’un gelişimi, 1990’lardaki internet patlaması ve 2000’lerde mobil iletişimin hız kazanması bilişim
tarihinin önemli kilometre taşlarıdır.
İnternet ve internetin beraberindeki gelişmelerin yaşamımıza etkisi, herhangi bir teknolojik gelişmenin getireceği etkilerden çok daha farklı boyutlarda olacaktır. Ne yazık ki
Türkiye için bu dönüşüm kısmen ve çok düşük bir ivme ile arttığından gelecek zaman fiili bugün bile geçerli. Türkiye bu köklü değişimi henüz tam olarak algılayamamıştır. Bu gerçeği
anlamak için eldeki somut verilere, üretilen projelere, istatistiklere yapılan çalışmalara bakmamız yeterli olmakta.
Bugün bir ailede 3 cep telefonu kullanıcı olabilirken, 3 pc kullanıcısının olduğu bir aileden pek fazla bahsedemediğimizi görüyoruz. Türk insanı mobil teknolojiler kullanımı
konusundaki sıcak yaklaşımını, ne yazık ki bilgisayar ve internet kullanımı konusunda henüz göstermemiştir. Burada bir türlü düşmeyen pc fiyatlarını da dip not olarak vurgulamak
lazım.
Türk Telekom'nun açıkladığı 700.000 civarında para ödeyen dial-up kullanıcı sayısına, kurumlarından internete bağlanan kişiler ve internete açılan şirket sayısı eklendiğinde 5
milyon civarı yani yaklaşık %7.5 oranında bir kullanıcı tahmin ediliyor ki bu sayının bugün 10 milyondan aşağı olmaması gerekirdi. Gelişmiş ülkelerde bu oran %70'lere varmaktadır.
Devlet ve siyasilerimiz internet konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları gibi bu konuda bilgilenme konusunda da yavaş kalmaktalar. Konuyla ilgili olarak Avrupa Birliğinin
e-Avrupa zorlaması dışında çalışmalar bulunmamakta. 100'den fazla kamu kuruluşunun web sitesi bulunmasına rağmen e-Devlet çalışmaları henüz bilgi vermek safhasında.
Dünya'ya göz attığımızda ise 600 milyon'dan fazla insanın internete çeşitli şekillerde erişimi bulunduğunu görüyoruz. Bu internet ağının keşfedildiği 1970'lerden bu yana ne kadar
hızlı yayıldığını gösteriyor. Ancak öte yandan tüm dünyanın nüfusuna bakıldığında internetin bahsedildiği gibi herkesin hayatına girmediği de açık seçik görülebilir. Henüz 5 buçuk
milyar insan interneti kullanmıyor ya da bu erişime sahip değil. Bu bize internet ve ilgili pazarların önümüzdeki yıllarda önünün daha ne kadar açık olduğu konusunda bir fikir
verebilir.
Türkiye'de internet kültürünün gelişmesi ve internetin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için her bir sektöre görevler düşmektedir:
1. Devlet, ulusal bir politika belirleyerek internet konusunda gerekli altyapıyı tamamlamalı ve tüm ülkeye hizmeti eşit yaymalıdır. Ayrıca kanun ve hukuk çalışmaları
tamamlanmalıdır.
2. Üniversiteler eğitim programlarında internet teknolojilerine daha fazla yer vermelidir.
3. Sektöre hizmet veren firmalar yeni teknolojileri takip etmeli, sunmalı ve aralarında işbirliği yaparak sektörün gelişmesine katkıda bulunmalıdır.
4. Basın internet'in önemini ve yeni kullanım tarzlarını vurgulayarak sektöre düzenli bilgi ve haber akışını sağlamalıdır.
5. Kullanıcı firmalar internet'in şirketlerine kazandıracaklarını inceleyerek gelişmenin dışında kalmamalılar.
6. Reklamverenler sektörün gelişmesi açısından bu yeni medyanın önemini bir an önce kavramalı ve reklam bütçelerinde internet reklamlarına da yer ayırmalıdır.
7. Bireysel kullanıcılar kısa dönemli politikaları objektif değerlendirerek, ucuza alım yapmak yerine kaliteli ve yaygın hizmet veren firmaları desteklemeli, ayrıca internet
kullanımının anlamını da çevrelerine anlatmalıdırlar.
|