Doğum Haritamız Kaderimiz mi?

Doğum Haritamız Kaderimiz mi?
Bir doğum haritası ya da horoskop, tüm faktörlerin birbirleriyle ilişkisi dikkate alındığı zaman ortaya çıkan bütünleşik bir tablo yaratan çok sayıda tekil etkenden oluşur. Dolayısıyla horoskopunuzda belirtilen bir tanımlamayı okuyup, "bu doğru değil" diye başınızı sallamadan önce iyi düşünmelisiniz. Bir astrolojik konfigürasyon, sayısız nedenden ötürü o kadar üstü kapalı bir biçimde ortaya çıkar ki, insan bunların kendisi ile hiç ilgisi olmadığını düşünebilir. Bu durumu kabul etmek yerine, egomuzu okşayan veya günümüzün ruh halini yansıtan kişilik özelliklerimizi benimseme kuşkusuz daha kolay gelir bize.

Johannes Kepler'in çok açıkça belirttiği gibi, horoskopunuz sizin kaderinizi değil potansiyel gücünüzü gösterir. Astrolojinin durumu, araştırmacıların, bu formüllerin ne şekilde ortaya çıkacaklarını öngörmedikleri halde, pek çok doğal olayın ardında gizlenmiş formülleri anlamak için modern kaos araştırmalarını kullanmalarına benzer. Horoskop insan yaşamının temeline inen bir formüldür. Ancak, bu formülü nasıl kullanacağınız, nerelere kadar sürüklenip gideceğiniz veya kendinizi geliştirme basamaklarında nereye kadar yükseleceğiniz astrolojik yorumların çok ötesine taşar.

Dolayısıyla, astrolojide size sunulan anahtar sözcükler ve yorumlar, büyük bir bütünün parçaları olarak anlaşılmalıdır. Doğum haritanızın her yönünde gelişim fırsatları gizlidir. Ancak, bunların nasıl ve ne ölçüde ortaya çıkacağı ve ne seviyelere ulaşacağı tümüyle kişinin olgunluk düzeyine bağlıdır ve bu etkeni, yani olgunluk düzeyini, horoskoplar göstermezler. Bu nedenle, bir doğum haritası için, iyi ve kötü, kolay ve zor, uğurlu ve uğursuz gibi zıtlıkları içeren tanımlamaları kullanmak son derece yanlıştır. Sözde uyumlu açılarla dolu horoskoplara sahip bir çok insanın yaşamlarında derin bunalımlara girdiklerini görmekteyiz. Onlar için yaşam hiçbir anlam taşımadan sürüp gidebilir. Bazı insanlar hayatta hiçbir zorlukla yüzleşmeden, ona hiçbir anlam katmaya zorlanmadan yaşayıp gidebilirler. Onlar için her şey basit, kolay ve yüzeyseldir, ve bir noktadan sonra hayat tahammül edilmez olur.

Oysa, büyük ve önemli insanların horoskoplarının gerginliklerle dolu olduğu bilinen bir gerçektir. Astrolojik açıdan bakıldığında, horoskopunuz yeryüzündeki yaşamınıza başladığınız andaki durumunuzu betimler. Şimdi ise üzerinize düşen görev, yaşamınızda şimdiye dek biriktirmiş olduğunuz tüm gerginlikleri ve dengesizlikleri, harika bir denge senfonisine dönüştürecek gücü bulmaktır. Tüm horoskop konfigürasyonlarında dönüşme ve değişme olanağınız olduğu gibi, değişmek için bir sorumluluk taşıdığınız da bir gerçektir.

Doğum haritamız durağan ya da kapalı değildir. Planetsel enerjilerimiz tarafımızdan yönlendirilmektense, o enerjileri biz yönlendirebiliriz. Bizim planetlerimizi ihtiyacımız olan tarzda dengeleyen ya da harekete geçiren insanlardan başka, transitler ve progresyonlarda içimizdeki olasılıklara yeni yollar açabilir ve haritalarımızın potansiyelini harekete geçirmemize yardımcı olabilirler.

Planetlerimizi, burçlarımızı, evlerimizi ve açılarımızı olumlu ya da olumsuz olarak ifade edebiliriz. Onların mutluluğumuzu ve gelişimimizi engelleyen yıkıcı enerjilere mi, yoksa mutluluğumuzu ve gelişimimizi destekleyen yapıcı enerjilere mi dönüşeceği, onların doğum haritamızdaki konumlarına değil, kendimizi daha iyi tanıma ve olumsuzu olumluya dönüştürmek için gerekli çabayı gösterme arzumuza bağlıdır.

İki planet arasındaki açı enerjinin aktığı bir yoldur. İster kavuşum veya karşıt açı olsun, isterse kare veya üçgen açı, bu enerjiden hayatımıza olumlu tesir edecek şekilde faydalanabiliriz. Kare ve karşıt açılar üçgen veya altmışlıklara göre daha çok sorun yaratırlar, ama aynı zamanda da insanın kendini dönüştürebilmesi için gerekli simyasal yakıtı sağlarlar. Kare ya da karşıt açı ilişkisi içinde olan planetleri olumlu tarzda dışa vurmaya yönelik bilinçli bir girişim, sonuçta açının yaratabileceği çatışmaların üstesinden gelebilir. Bununla birlikte, olumsuzun ötesine geçmek ve olumlu dışavurumları deneyimlemek için bir açının olumsuz dışavurumunu da deneyimlemeye ve ondan bir şeyler öğrenmeye razı olmamız gerekir.

İnançlarımız ve beklentilerimiz doğrultusunda kendi gerçeklerimizi kendimiz yaratırız. Bir planetin zararlı olmasını bekliyorsak, zararlı olacaktır. Buna rağmen, planetin yararlı olmasını beklemek de yetmez, aynı zamanda yararlı olacak şekilde kullanmamız gerekir.

Astroloji hakkında bilgiye sahip olmayanların içine düştükleri yanılgılardan en önemlisi astrolojiye göre hayatta her şeyin yıldızlar tarafından belirlendiğine inanmaktır. Kimisi bu nedenle astrolojiye inanmaz, kimisi de başıma neler gelecek diye cazibesine kapılır. Oysa planetler sadece enerji kanallarıdır, bir şey yapmazlar. Yapan biziz. Dış dünyada yaşadıklarımız iç dünyamızın yansıması, yani aynasıdır. Astroloji ise iç dünyamızı tanımamızı sağlayan bir araçtır. İç dünyamızı tanıdıktan, korkularımızla yüzleştikten sonra yaşamda doyuma ulaşabilmek, potansiyellerimizi gerçekleştirebilmek için astrolojiyi rehber olarak kullanabiliriz. Doğum haritası bizi ruhsal cennete götürebilecek bir yol haritasıdır.

Burçların tanımlamaları ve özellikleri yüzyıllardır değişmemesine rağmen siz, yaşadığınız zaman boyunca değişirsiniz, belki bir boğa burcu olarak doğmanıza karşın edindiğiniz deneyim ve tecrübeler sayesinde artık bir boğa burcu gibi davranmıyor olabilirsiniz. Büyümek ve gelişmek, işte anahtar buradadır ve gerçek astrolojiyi falcılıktan ayıran nokta budur. Bir Terazi karar vermeyi, ya da bir oğlak gevşemeyi, esnemeyi öğrenebilir.

Bir doğum haritasında biz kimiz, neyiz, nasıl bir hayat yaşayabiliriz, sorunlarımızı nasıl ve ne zaman çözebiliriz gibi sorunların yanıtları gizlidir. Ulaşılması gereken nokta haritamızın bize vaat ettiklerini yaşayarak, doyuma ulaşabilmek, mutlu bir yaşam sürmektir. Bu noktaya ulaşmak elbette zorlu bir sınavdır. Yaratıcı gücü, yaşam enerjisi olan insanlar bu zorlukla savaşırlar. Fazla emek harcamadan mutlu olmak isteyenler ise yaşamdan mucize beklerler, bu mucize gerçekleşmeyince de yıldızlardan, fallardan medet umarlar. Kaderimde bu yazılıymış diye köşelerine çekilirler. Oysa ki özgür irademizle, verdiğimiz kararlarla yaşamımızı biz yönlendiriyor, ne ekersek onu biçiyoruz. İsveç'li psikiyatrist Carl Jung'un dediği gibi “Bilinçaltımızdan açığa çıkaramadığımız her şey bir gün kaderiniz olarak karşınıza çıkar.”
Yazar:  | Eklenme:  | Son Güncelleme: