Astrolojinin Temeli

Astrolojinin Temeli
Astroloji, gök cisimlerinin insanlar ve insanlık üzerindeki etkileri üzerinde çalışır. Özellikle, insanların yazgılarının, kaderlerinin ve kişisel özelliklerinin yıldızlar ve gezegenler tarafından ne şekilde yorumlandığıyla, tanımlandığıyla ilgilenir.

Astrolojinin kökleri M.Ö. Birinci veya İkinci yüzyıllara kadar dayanır. Mısır, Babil ve Çin uygarlıkları gibi pek çok eski uygarlık astrolojiyi çeşitli şekillerde uygulamışlardır. Astrolojik öngörü yöntemleri kültürden kültüre göre farklılıklar gösterse de aralarında birçok benzerlik bulunduğu bir gerçektir.

Örneğin Çin Astrolojisi Batı Astrolojisiyle yakın bir gelişim ve evrim süreci geçirmişse bile bu ikisi arasında bazı temel farklılıklar vardır. Bunlardan en önemlisi, Güneş'in Dünya etrafındaki 365 günlük dönüşüne karşılık Ay'ın Dünya etrafındaki 28 günlük dönüşünün kullanılmasıdır (Elbette Güneş Dünya etrafında dönmez fakat o dönemlerde en popüler inanç buymuş).

Eski zamanlardaki Çin Astrolojisine göre Burçlar Kuşağı Ay dönüşlerini her biri farklı bir mevsime denk gelen 4 ayrı gruba ve her biri Ay'ın o mevsimdeki konumuna işaret eden 7 alt gruba böler. Mevsimlere hayvan isimleri verilmiştir. Örneğin İlkbahar= Yeşil Ejderha, Yaz= Kırmızı Kuş, Sonbahar= Beyaz Kaplan, Kış= Siyah Kaplumbağa.

Çin Astrolojisinde Ay'ın kullanımı, Babil ve Mısır öğretilerinde Güneş'in gök cisimlerine göre hareketinin kullanımıyla zıt olsa da bazı benzerliklerden söz etmek mümkündür. Bu benzerlikler arasında gezegenlere tayin edilen elementler sayılabilir. Örneğin Satürn= Toprak, Mars= Ateş, Merkür= Su, Venüs= Metal ve Jüpiter= Tahta. Bu benzerliklere ek olarak Çin Burçlar Kuşağı Batı Astrolojisindeki gibi 12 burçtan oluşur.

Güneş'in Batı'da astrolojik çalışmalarda odak, merkez olarak kullanılması evrenin Güneş merkezli modelinden gelir. Özellikle Mısırlıların Dünya merkezli Güneş Sistemi modeline katkısının çok büyük olduğu söylenebilir. Mısırlılar kocaman bir tokmağın Güneş'i gökyüzünde ittiğine inanırlardı. Bu Dünya merkezli Güneş Sistemi modelinin ortaya çıkması M.Ö. 1,5 yıllarına, tam da Mısır ve Babil'de gök cisimlerine yönelik çalışmaların başladığı döneme denk gelir.

Tahmin edebileceğiniz gibi Astrolojide birbirinden farklı düşünce ekolleri vardır. Bunlar Ay burçlarını, Güneş burçlarını ve hayvan burçlarını içerir. Örneğin gazetede okuduğunuz burç yorumları muhtemelen Güneş burcunuza göre yapılmıştır. Aksine, Hint Vedik ekolü Ay burcunuzla daha çok ilgilenir. Öte yandan Çin sistemi Zodyaklarında hayvan burçlarını kullanır ve bunları 12 yıllık Jovan dönüşüne dayandırmıştır. Hatta bazılarına göre Astrolojik çalışmalarla Tarot desteleri arasında bir korelasyon olabilir.

Sonuç olarak, Astroloji birtakım sağlam bilimsel, tarihi, sosyal ve dini temellere sahiptir. Ona ne şekilde bakarsanız bakın, gezegenlerin ve burçların yaşamlarımız üzerindeki etkisi günlük hayatımızda açıkça gözlemlenebilir. Okyanusların alçalıp yükselmesi yani gelgitler bile tek başına Ay'ın gezegenimiz üzerindeki etkisinin ne kadar güçlü olduğunu kanıtlamaya yeter. Buna dayalı olarak insan vücudunun büyük bölümünün sudan oluştuğu düşünülürse Ay gibi gök cisimlerinin insanların ruh hali, kişiliği ve birbirleriyle etkileşimleri üzerinde güçlü etkilere sahip olduğunu iddia etmek yanlış olmaz.
Yazar:  | Eklenme:  | Son Güncelleme: