İSLAM'DA BÜYÜ VE BÜYÜCÜLÜK

İslam alimleri, sihir yapmayı, Kuran ve Sünnet'e dayanarak büyük günahlardan saymışlardır.
Hatta yapılan büyünün küfrü gerektiren cinsten olması halinde yapanın da kafir olacağını söylemişlerdir. Sihir öğrenmek ve öğretmek ise haram kılınmıştır.
Ancak sihre karşı bir önlem alınması açısından olaya bakanlarsa, sihri bir ilim olarak öğrenmenin haram olmadığını savunmuşlardır. Hanefi Mezhebi alimlerinden bazıları da bu görüştedir.
İslam dini, kapalı, marjinal ve kişilere göre değişen, çeşitli anlamlara çekilebilen bir din değildir. İslam'ın bütün emir ve yasakları oldukça açık ve nettir. Her şeyin yeri ve makamı, hayatın tanzimi ve yaşanışı bellidir. Örneğin hastalıklar karşısında Kuran'da ve Sünnet'te oldukça fazla yer alan tıp konuları yol göstermekte, tedavinin de bu yolla olacağı bildirilmektedir. Ebu'd Derya (r.a.)'dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte: "Allah Teala Hazretleri hastalığı da ilacı da indirmiştir. Ve her hastalığa bir ilaç vermiştir. Öyleyse tedavi olun. Ancak haram olan şeyle tedavi olmayın." buyurmuştur. Son cümlede geçen haram olan tedaviye büyü de dahildir. Bu durumda, kötü ruhlarla ilişki kurup yanlış işler yaptığını bildiğiniz büyücüler yerine, tedavi olmak için doktorlara ve tıbba başvurmak gerekir.


