Aşıklar Tarotu Tarihçe

Aşıklar Tarotu TarihçeEski Mısır büyülerinden başlayarak egzotik çingenelerin fallarıyla günümüze kadar taşınmış olan Tarot’un kökenleri, bizim için en az sembolleri kadar bir muamma olarak kalmıştır. Açık olan bir şey varsa o’da, hiç kimsenin Tarot’un tam olarak nerede ve ne zaman ortaya çıktığını bilmediğidir.

Gizemli Büyük Arkana’nın (Major Arcana) 22 kartını oluşturan çarpıcı imgelerde, eski dinlere ve eski öğretilere görsel göndermeler vardır. Küçük Arkana (Minor Arcana) dört seriden oluşur ve günümüzde kullanılan oyun kağıtlarının oluşturulmasında esinlenilen deste olarak kabul edilir.

Aşıklar Tarot’u sadece Büyük Arkana’dan ibarettir. “En büyük gizler” anlamına gelen Büyük Arkana Deli’den başlayıp Dünya ile son bulan düşsel resimlere verilen addır. Küçük Arkana, kısa vadede gelişmeleri yorumlamada önem kazanırken, Büyük Arkana daha geniş bir bakış açısını mümkün kılar. Eğer olayları kavrayışımızı derinleştirmek istiyorsak, bizim üzerinde yoğunlaşmamız gereken “en büyük gizler” dir.

Peki, Tarot konusundaki tarihsel gerçekler nelerdir? Elimizdeki bilgiler oldukça az ve ümit kırıcıdır. Bilinen ilk kartlardan sadece on yedi tanesi şu an varlığını sürdürmektedir. Bu kartlar 1392’den kalmadır. Kartların bu tarihten çok önceleri de varolduğunu biliyoruz. Çünkü 1376 yılında Floransa’da bu kartlar Kilise tarafından tehlikeli ve düzene aykırı kabul edilip yasaklanmış, hatta şehir meydanlarında yakılmıştır.

Viskonti Destesi günümüze dek eksiksiz olarak gelmeyi başarabilmiş ilk destedir ve İtalyan ressam Bonifacio Bembo tarafından çizildiği bilinmektedir. 15 yy’ın başında çizilmiş bu zarif kartların ünü Milan dükü sayesinde yayılmıştır. Baş Rahip (Hierophant) Büyücü (Magician) ya da Deli (Fool) gibi figürler hemen Ortaçağ’ı çağrıştırdıkları için bazı bilginler Tarot’u esas olarak bir Ortaçağ kehanet yöntemi olarak görmektedirler.

Oysa imgelerin bazıları böyle bir açıklamanın çok basit kaldığını gösteriyor. Ulu Ana Tanrıça’nın (The Great Mother Goddess) açık bir temsilcisi olan İmparatoriçe (Empress), diğer bir tanrıça figürü Baş Rahibe (The High Priestess) ve Asılmış Adam (The Hanged Man) Tarot’un kökenlerinin çok daha uzak bir geçmişte yattığını düşündürüyor. Bu çarpıcı şekiller Rönesans devri yaygın Hıristiyan inançlarının çok öncesi bir tarihten kalmadır. Tarot çizimlerinin tanrıçaya tapınma, Şamanizm, tanrı tanımaz dinler ve mitler gibi eski gizemli öğretilerle bağlantılı olduğu düşünülüyor. Tarot’un hayatta kalması ve günümüzde yaygınlaşmasına sebep olan asıl şey ise imgelerinin evrensel dilidir.

Büyük Arkana’yı oluşturan imgeler, insanın bilinçaltının derinliklerinde kaybolmuş ortak sembollerden doğmuştur. Simyagerler buna “Anima Mundi”, yani “Dünya Ruhu” seçkin psikologlardan Carl Gustav Jung “(Kollektif bilinçaltı)” adını vermiştir. Büyük Arkana’daki imgeler ruhun aydınlanma yolculuğunu sembolize eden son derece anlamlı bir tarzda düzenlenmiştir. Yaşam ilerletip alınacak derslerle yüzleştikçe bu düzen kendini çok çeşitli şekillerde ve birçok kez tekrar eder.

Büyük Arkana’nın imgeleri, astroloji, ritüel büyü ve Kabala gibi diğer gizemci ve büyücü sistemlerle de sıkı ilişki içerisindedir. Aynı şekilde çağdaş rüya tabirleri ve psikanalizle de ilgisi vardır. Bu gibi benzerlikleri inceleyen birçok çalışma bu yüzyılın başında Altın Şafak (The Golden Dawn) adlı nüfuzlu bir büyücü topluluk tarafından yapılmıştır. Bu topluluğun elemanlarından Arthur Edward Waite ve Pamela Colman Smith şu anda elde bulunan en sembolik destelerden Waite Deste’sini oluşturmuşlardır. Yorumlara kazandırdıkları derinlikten dolayı burada onların kurdukları astrolojik bağlantılar sıkça kullanılmıştır.

Yoruma Başla Aşıklar Tarot’u aşk ve diğer insan ilişkileri üzerine yoğunlaşmış emsalsiz bir Büyük Arkana yorumlamasıdır.

Sevgi dünyanı döndüren güçtür, derler. Kesin olan şu ki, insanları kehanetlere başvurmaya iten şeyi aşk hevesleri, coşkuları, hataları ve acılarıdır. Aşktaki tecrübelerimiz doğrultusunda ve aşkın bizde yarattığı tepkiler sonucunda kendimiz ve birbirimiz hakkında bir şeyler öğreniyoruz. Tarot’ta, Büyük Arkana, saflıktan aydınlanmaya doğru sembolik bir yolculuk olduğuna göre, bundan daha uygun ne olabilir?